HAMİLELİKTE VE DOĞUMDAN SONRA KEMİK ERİMESİ

HAMİLELİKTE VE DOĞUMDAN SONRA KEMİK ERİMESİ
GEBELİKTE VE DOĞUM SONRASINDA OSTEOPOROZ

Gebeliğin özellikle son aylarında çok az miktarda kemik kaybı normaldir ve bu kayıp doğumdan sonra hızla kendiliğinden düzelir. Gebelikte bebeğin kemik dokusu için gerekli kalsiyumdan dolayı ve göğüslerin süt vermeye hazırlanmasından dolayı anne az miktarda kalsiyum kaybeder, bu annede problem yaratmaz ve doğumdan sonra kendiliğinden düzelir. Emzirmeye bağlı annede oluşan kemiklerden kalsiyum kaybı emzirme kesilince hızla düzelir, annelerin ileriki yaşamları için bir risk teşkil etmez.
Ancak nadiren görülen bazı anne adaylarında özellikle omurga ve kalça kemiklerinde fazla miktarda kemik kaybı, hatta buna bağlı ağrılar, nadiren omurga kemiklerinde kırıklar görülebilmektedir. Buna gebeliğe bağlı osteoporoz (kemik erimesi) denir. Gebeliğe bağlı kemik erimesi görülen bazı hastalarda sebep gebeliğe zayıf kemiklerle, kalsiyum eksikliğiyle ve yetersiz beslenmeyle başlanılması olarak düşünülmüştür ancak bu kesin ve yeterli bir görüş değildir. Birçok hastada hiçbir neden bulunamamaktadır ve gebelik öncesinde son derece sağlıklı kemiklere sahip oldukları görülmektedir. Kırıklar genellikle doğumdan bir kaç ay sonra ve genellikle ilk doğumlardan sonra görülmektedir. Gebelikte bel ve sırt ağrısı normalde de zaten sık görülen bir şikayettir ve normalde eklemlerdeki bağların (ligamentlerin) gebelik hormonlarının etkisine bağlı gevşemesinden dolayı ve karındaki ağırlıktan dolayı olmaktadır. Gebelikte bel ve sırt ağrısı hakkında ayrıntılı bilgiye, tedavisine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Gebeliğe bağlı osteoporoz nedeniyle kırık oluştuğunda genellikle çok ani ve şiddetli bir ağrı meydana gelir. Omurga kemiklerinde oluşan kırıklar ağrı, boyda kısalma, vücut duruşunda değişiklik gibi belirtilere neden olur. Kırık olmasa da gebeliğe bağlı kemik erimesi ağrıya neden olabilir, kalça ve eklem bölgelerinde, dizlerde, belde ağrılar olabilir. Bu ağrılar gebeliğin son aylarında veya doğumdan sonra başlayabilir ve genellikle doğumdan 3-6 ay sonra hızla düzelir.

Geçici kalça osteoporozu:
Bu durum genellikle gebeliğin son aylarında tek taraflı kalça ağrısı şeklinde belirti verir. Hastada kalça ağrısı dışında bacakta hareket güçlüğü meydana gelir. Bu hastalara genellikle yatak istirahati, koltuk değneği, non-steroid antienflamatuar ilaçlar ile tedavi verilir. Ortalama 6 ayda düzelme izlenir. Geçici kalça osteoporozunun nedeni bilinmemektedir ve hastaların çoğunda bir sebep bulunmaz, az oranda hastada travma hikayesi vardır.

TOTAL PROTEİN

TOTAL PROTEİN
Vücutta ve kanda (serumda) proteinler çok çeşitlidir. Kanda en çok bulunan protein albumindir. Proteinler vücudun temel yapı taşlarıdır ve çok çeşitli fonksiyonlarda görev alırlar. Kandaki total protein değeri başlıca karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek ve beslenme durumunu anlamak için ölçülür.

Normal değeri:
Erişkinlerde: 6.2-8.3 g/dL

Total protein yüksekliği:
– Aşırı sıvı kaybı (dehidratasyon)
– Hiperimmunglobülinemi
– Gammapatiler

Total protein düşüklüğü:
– Protein kaybettiren gastroenteropatiler
– Yanıklar
– Ödem
– Asit
– Travma
– Nefrotik sendrom (böbreklerden idrarla protein atılımı, proteinüri)
– Karaciğer hastalıkları
– Beslenme bozukluğu (malnutrisyon)
– Barsaklardan besin emilim bozukluğuna neden olan hastalıklar (malabsorbsiyon)
– Agammaglobülinemi
– Kanser
– Kronik enfeksiyonlar
– Hamilelik

PLT (PLATELET, TROMBOSİT)

PLT (PLATELET, TROMBOSİT)
PLT nedir?
Plateletler kan hücrelerinden birisidir, diğer adı trombosittir, tahlil sonuçlarında PLT şeklinde kısaltılır. Kandaki görevi pıhtılaşmayı sağlamaktır. Çapları 1.5-3.0 μm arasında değişir. Kırmızı kan hücreleri gibi plateletler de çekirdeksiz hücrelerdir ve disk şeklindedir.

Trombositler (plateletler) kemik iliğinde üretilerek kan dolaşımına geçerler.

Normal değeri:
Erişkinde 150.000-400.000 /mm3
Trombositlerin kanda sayısının normalden az olmasına trombositopeni, normalden fazla olmasına trombositoz denir.

MPV: Mean Platelet Volume : Plateletlerin ortalama büyüklüğünü ifade eder.
PDW: Platelet Distrubition Width : Plateletlerin büyüklük farklarını (dağılım genişliğini) ifade eder.

PLATELET (TROMBOSİT) DÜŞÜKLÜĞÜ
Platelet sayısının normalden az olmasına trombositopeni denir.

PLT düşüklüğü nedenleri:
– İdiopatik trombositopenik purpura
– Trombotik trombositopenik purpura
– Hemolitik üremik sendrom
– Herediter trombositopeni
– Heparin gibi bazı ilaçlara bağlı oluşan trombositopeni
– Gaucher hastalığı
– Aplastik anemi
– Septisemi
– Tifo
– SLE
– B12 vitamini veya folik asit eksikliği
– Sepsis
– Hipertroidi
– Alkolizm
– Lösemi
– Aplastik anemi
– Gebelik ile ilgili bazı komplikasyonlar (Aşağıda detaylı olarak açıklanmıştır.)